(1086 S. K. m. 293)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden davalı geldi. Kaşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kocanın davalıya 23.9.1988 tarihinde verdiği vekaletname ile, 52.500.10 Doların kadın tarafından bankadan çekildiği tartışmasızdır. Tartışmalı olan husus paranın başlangıçta iade edilmek üzere davacıya (kocaya) verilip verilmediği üzerinde toplanmaktadır. Bu konuda karı-koca arasında düzenlenmiş senet yoktur. Sözü edilen hukuki ilişkinin ispatı için tanık dinlenilmesi imkan dahilindedir. (HUMK.m.293-1)
Mahkemece yapılacak iş; davalının gösterdiği tanıkları dinlemek, delilleri birlikte değerlendirmek ve hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı adına yatırılan paranın, onun hesabında görünme amacı taşıdığını belirtilmiştir. Taraflar arasındaki bu işlem danışıklıdır. İster iradelerin birleşmemesi olarak değerlendirilsin, ister danışığın bir türü olan inançlı sözleşme olarak değerlendirilsin her iki halde de taraf danışığı söz konusu olduğundan aksinin yazılı belge ile kanıtlanması gerekir.
Sayın çoğunluğun görüşlerine bu nedenle katılmıyoruz. (1947 ve 1974 gün ½ sayılı İnançları Birleştirme Kararı) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy