(1086 S. K. m. 432, 434) (743 S. K. m. 143) (HGK 21.01.1987 T. 1986/4-613 E. 1987/33 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 434. maddesi; temyiz dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece temyiz defterine kaydolunur ve temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Temyiz isteği harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içersinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içerisinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir kuralını getirmiştir.
Harca tabi davalarda, süresi içersinde temyiz dilekçesinin verilmesi, temyiz defterine kaydedilmesi ve gerekli temyiz harcının da alınması zorunludur. Eksik harcın nasıl ikmal edileceği maddede ayrıca gösterilmiştir. Yukarıda sayılan işlemleri kalem personeli ile hükmü temyiz edenin birlikte yapmaları zorunludur. Sorumluluğun tamamını hükmü temyiz edene yüklemek kalem yönetmeliğinin 14. maddesi ile bağdaştırılamaz.
a) Davacı 21.4.2000 tarihli hükmü 9.5.2000de temyiz etmiş, aynı gün hakime havalesini yaptırmış, karar ve temyiz dilekçesi 12.5.2000 tarihinde davalıya tebliği edilmek üzere postaya verilmiştir. Bu durum tebligat parçası üzerindeki meşruhat ve kalemde görevli Fatma Değişmencinin düzenlediği 11.6.2000 tarihli belge ile sabittir. Tebligat giderlerinin yatırıldığı da tartışmasızdır. Gerçekleşen bu durum karşısında temyiz dilekçesinin süresinde kaleme verildiğinin kabulü gerekmiştir. (HUMK.m.432)
b) Mahkemenin 1998/240-1999/147 sayılı kararı davacı tarafından temyiz edilirken 4.11.1999 gün ve 813 sayılı makbuzla 2.106.000 lira harç alınmış, sözü edilen karar bozulmuş ve bu harcın temyiz edene iadesine karar verilmiştir. Bu harç ilgilisine ödenmediği gibi 5.5.2000 tarihinde 341 sayılı makbuzla mükerrer bir ödeme yaptırılmıştır. 813 sayılı makbuzla yatırılan harç davacıya iade edilmediğine göre son karara ilişkin temyiz harcının süresinde ödendiği sonucuna ulaşılmaktadır. (HK.m.8 ve HGK 21.01.1987 gün ve 1986/4-613 E. 1987/33 K. sayılı kararı)
c) Temyizin süresinde yapılması temyiz harcının da alınması karşısında artık dilekçenin temyiz defterine kaydedilmemesinde davacının kusurlu davrandığı kabul edilemez. (Yönetmelik m.18)
Gerçekleşen bu durum karşısında 2.6.2000 tarihli ek kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Kararın esasının incelenmesine gelince;
Temyiz yoksulluk nafakası ile manevi tazminata ilişkindir.
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerek tirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b) Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan hadiselerde kadınında kusurlu olduğu kesinleşen boşanma kararı ile sabittir. Kusurlu eş yararına manevi tazminat takdiredilemez. (MK.m.143/2) Bu isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle ek kararın kaldırılmasına, hükmün 2. maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, yoksulluk nafakasına ilişkin bölümün ise ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 06.10.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy