(7201 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebligat yasasının 20, 21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunması iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halindede bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (Y.H.G.K.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18 - 778 - 876 sayılı kararı) olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu hali ile dava dilekçesinin davalıya yapılan tebliğine ilişkin tebligat geçersizdir.
Bu suretle geçersiz tebligat ile duruşma icra edilerek hüküm tesisi (HUMK.m.73) doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy