(743 S. K. m. 137, 152, 161, 162) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki boşanma davası redle sonuçlanmıştır. O davada bu davanın davacısı kadın tarafından Medeni Kanunun 161-162. maddesine dayanılarak açılmış bir karşı nafaka dava ya da bağımsız olarak açılmış bir nafaka davası yoktur. Şu halde o davada tayin olunan nafaka Medeni Kanunun 137. maddesinde gösterilen tedbir niteliğinde olup o kararı 30.12.1999 da kesinleşmesi ile kendiliğinden kalkmıştır. Şu halde bu davayı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 76. maddesi uyarınca iki tarafın tavsifi ile bağlı olmadan Türk Kanunlarını res'en uygulayacak olan hakim değerlendirip tevsif etmelidir.
Dava dilekçesinde davacı kendisi için ayda 75.000.000 TL. Levent için ayda 35.000.000 TL. ve Murat içinde ayda 30.000.000 TL. olmak üzere nafaka istemektedir. Taraflar arasındaki 1998/1360 esas sayılı davadan orada tayin olunan 40.000.000 TL. nafakanın 140.000.000 TL.ya çıkarılmasından söz edilmesi davanın niteliğini değiştirmez. Şu halde bu dava Medeni Kanunu 161-162. maddeleri çerçevesinde çözümlenmeli ve karara bağlanmalıdır. Mahkemece karar oluşturulurken de Medeni Kanunun 137. maddesi ile kendiliğinden kalkan nafakadan söz edilmesi sonuçta bu kararla aylık 65.000.000 TL. nafakanın hükme bağlandığı gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu sebeplerle mahkemenin 03.04.2001 tarihli red kararının bozulup kaldırılmasından sonra işin esasına ilişkin temyiz itirazları incelendi.
Sonuç: Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere Medeni Kanunun 152. maddesi gereğince kocanın karısını ve küçük çocuklarını infakla mükellef bulunmasına ve özellikle davacının nafaka istemekte haklı olduğunun sübuta ermesine, tarafların mali ve sosyal durumuna ve geçim şartlarına ve özellikle davalının müşterek evi terk ettiği Medeni Kanunun 152. maddesinin yüklediği görevleri yerine getirmediğine göre sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna oybirliği ile karar verildi. 24.04.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy