(743 S. K. m. 146) (1086 S. K. m. 4, 74)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Davacı İ.'ni davada sıfatı yoktur. Onun hakkındaki davanın reddedilmesi gerekir. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma yapılması, yanlışlığa işaret edilmesi ile yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalılardan Nuri hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yersizdir.
3- Davacılar dilekçelerinde, öncelikle eşyaların aynen iadesine karar verilmesini, bulunmazsa, bedelin alınmasını istemişlerdir. Bu istek alacağın tamamının dava edildiğini gösterir. Dilekçede belirlenen değer harca esas olmak üzere açıklanmıştır. Böyle olunca fazlaya ait hakların saklı tutulması şeklindeki ibare sonuç doğurmaz. Eşyanın aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmadığının tespiti halinde parasal değerlerinin tahsiline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 3. bentte gösterilen bozulmasına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının ise reddine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy