(1086 S. K. m. 8) (743 S. K. m. 584/a)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davanın dayanağını oluşturan 584/a maddesi hükmü, Medeni Kanuna 3678 sayılı kanunla 23.11.1990 tarihinde eklenmiştir. Söz konusu hükmün gerekçesinden, iştirak halinde mülkiyet hakkının kullanılmasında ortaya çıkan güçlükleri bertaraf amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Hüküm, Medeni Kanunun Miras Hukukuna ait üçüncü kitapta taksime ilişkin yedinci babın, terekenin taksiminden evvelki halini gösteren birinci faslında yer almaktadır. Bu hal onun miras hukuku kuralı olduğunu açıkça ortaya koymasına karşılık taksimin nasıl yapılacağını düzenleyen ikinci fasılda yer almaması da bu kuralın taksime ilişkin olmadığını belirlemektedir. Öyle olunca; Medeni Kanuna 3678 sayılı kanunla eklenen 584/a maddesindeki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine ilişkin davalar mamelek hukuku ile ilgilidir. Mülkiyet biçimi değişeceğinden görevin malın kıymetine göre belirlenmesi icap eder ( Y.2. H.D'nin 10.2.1992 tarih 1047-1389 sayılı ve 9.04.1992 tarih 917-4237 sayılı, 26.10.1992 tarih 9812-10258 sayılı kararları ).
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 8. maddesinde Sulh Hakiminin görevleri belirlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasında iflas davalarıyla vakfa ilişkin davalar hariç olmak üzere mamelek hukukundan doğan değer ve miktarı 400.000.000 TL'yı geçmeyen davaların Sulh Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Davacıya dava konusu taşınmaz malların kıymeti açıklattırılıp açıklama yapmaz veya kıymette ihtilaf doğarsa keşfen kıymet belirlenmesi yapılıp yukarıda açıklanan kurallar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma yönlerine göre sair temyiz yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, oybirliği ile karar verildi. 31.5.2001 Perşembe.
Full & Egal Universal Law Academy