(1086 S. K. m. 75, 253) (818 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının gösterdiği tanıklardan M.'e çıkartılan davetiyeye bulunamadığı şeklinde meşruhat verilmiş olmasına ve daha sonra da açık adresi de bildirilmemiş bulunmasına göre bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2- Diğer tanık N., B., ve E.'nin adresleri bellidir. Davalı bu tanıkların dinlenmesinden vazgeçmemiştir. Gerekli masrafı da depo ettiğine göre davayı takip etmemesinin sonuca etkisi yoktur. Bu kişiler davetiye tebliğine rağmen gelmediklerinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 253 ve müteakip maddeleri çerçevesinde dinlenilmesi gerekir. Adı geçenlerin kendilerine tebligat yapılan adresten ayrıldıkları, yeni adreslerinin bulunamadığı yönünde bir belge yoktur. Şu halde zabıta, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253-2. maddesi uyarınca gereğini yapmalıdır. Açıklanan hususun dikkate alınamaması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davalı 1976-1983 seneleri arasındaki birikimlerini taşınmaza sarf ettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 75. maddesinden de yararlanılarak ilgili bankanın tespit ettirilmesi, bu bankadan gerekli araştırmanın yaptırılması, sonucuna göre değerlendirmenin yapılmaması da isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2 ve 3.bentlerinde gösterilen sebeplerle bozulmasına, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy