(818 S. K. m. 125, 132)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı talebini taraflar arasında evvelce vaki olmuş bulunan bir anlaşmaya istinat ettirmektedir.
Muayyen bir gayrimenkulün namına satın alınması için kocasına bedelini verdiği halde, kocanın gayrimenkulün maliki ile yaptığı bey akdinde mümessil sıfatı ile hareket etmeyerek taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu iddia edilmektedir. Bu halde taraflar arasındaki hukuki münasebetin vekalet akdi olarak tavsifi icap eder (7.10.1953 gün ve 7-8 sayılı içtihadı birleştirme kararı).
Böyle olunca olayda Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekir.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 132-2. maddesi gereğince nikah devam ettiği sürece karı kocadan birinin diğerinin zimmetinde olan alacakları hakkında zaman aşımı işlemez.
Taraflar arasındaki boşanma davasında verilen boşanma kararı 8.4.1992 tarihinde kesinleşmiş, bu dava ise, 29.12.1998 tarihinde açılmış olmasına göre Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açılmış bulunmasına göre davalının zaman aşımı itirazlarının reddi ile işin esası hakkında gösterilen deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı sebebi ile reddi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 09.07.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy