(1587 S. K. m. 46) (743 S. K. m. 376) (4721 S. K. m. 426)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davacılar; 21.02.1984 doğumlu Sevinç Uğur'un Nevzat ile Ayfer'in çocukları olmadığını, başka anadan ve babadan olduğunu, yasal evlatlık ilişkisi kurmaları gerekirken bu çocuğu kendi çocuklarıymış gibi nüfuslarına kaydettirdiklerini ileri sürerek; küçük Sevinç Uğur'un ölü Nevzat üzerindeki kaydının iptali ile kendi öz ana ve babasına ait nüfus kaydına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Dava, ölü Nevzat'ın anası ve kardeşleri tarafından Nevzat'ın eşi Ayfer'e kendi ( adına asaleten küçük Sevinç Uğur'a velayeten ) açılmıştır.
Sevinç Uğur, 21.02.1984 doğumlu olup, dava, tarihinde velayet altındadır. Davada yasal temsilcisi olan annesinin menfaati ile küçük Sevinç'in menfaati çatışma halindedir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi ( yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Medeni Kanunun 376/2. ) gereğince küçük Sevinç'e kayyım tayin ettirilerek kayyım marifetiyle davanın görülmesi gerekirken bu hususun gözetilmediği anlaşılmaktadır. Ancak, Sevinç artık ( 18 ) yaşını ikmal ettiğine göre, Sevinç'in de delillerinin toplanması sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Eksik hasımla inceleme yapıp hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Dava nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğindedir. 1587 sayılı Nüfus Kanununun 46. maddesi uyarınca nüfus memuru ve Cumhuriyet Savcısının iştiraki ile görülmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 21.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy