(YİBK., 1.6.1990 tarih ve E. 1989/3, K. 1990/4 s.)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
İstem basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır. (2675 sayılı Kanun md.39) Basit yargılama usulüne bağlı tutulan davalar adli tatilde görülür. (HUMK. MD. 176/11)
Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa 15.7.2002 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK. 432) 15 günlük süre geçtikten sonra 2.9.2002 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne varki Asliye Hukuk Mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtaya gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı Kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği (1.6.1990 günlü ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı) Yargıtay içtihadı Birleştirme Genel Kurulunca karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekir.
Sonuç : Temyiz dilekçesinin gösterilen sebeple (REDDİNE), 25.11.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy