(4722 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 337, 301, 426) (1086 S. K. m. 49)
Dava : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: 4722 sayılı yasanın 13. maddesi; Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış bulunan babalık davalarına bu kanunun uygulanacağını hükme bağlamıştır.
Türk Medeni Kanununun 337.maddesi uyarınca evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de, Kanun koyucu, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayacağı ilkesinden hareket ederek küçük için kayyım tayin edilmesini ( TMK.md.426/2 )ve davanın Cumhuriyet Savcısına , Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını öngörmüştür. ( TMK.md.301/3 )Böylece şu veya bu gibi düşüncelerle ana-babanın çocuk aleyhinde birleşmeleri ve onun zararına bir durumun doğumu önlenmek istenmiştir.
Yukarıda açıklanan kural çerçevesinde davada ilgisi olan Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye dava ihbar ( HUMK.md.49 )edilmeden, katılmasına imkân hazırlanmadan, gösterdiği takdirde delilleri de toplanmadan eksik tahkikatla hüküm verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA,bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy