(4721 S. K. m. 166, 184) (743 S. K. m. 134, 150)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
"Evlilik en az bir yıl sürmüşse,eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.. Bu halde 150.maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanmaz"(M.K.134/3).
Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi,Medeni Kanunun 134/3.maddesi uyarınca delil toplanmadan karar verilemez.Bu gibi haller de tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Medeni Kanunun 134.maddesinin 1,2.ve 4.fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.Hakim gösterilen olayların varlığına vicdanen inanmadıkça boşanmaya karar veremez.İki tarafın boşanma ve olaylarla ilgili ikrarları da hakimi bağlamaz.(M.K.m.150)
Davacı ve davalı asilen serbest iradeleri ile hakim karşısında doğrulamadıkları prokol sonuç doğuramaz. Davacı 24.4.2001 tarihinde ihtar çekerek davalıyı eve davet ettiğine göre bu tarihten önceki olaylara boşanma nedeni olarak dayanamaz. İhtar istek tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede bir olayın meydana geldiği de iddia ve ispat edilmediğine göre davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç:Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 18.03.2002 (Pzt)
Full & Egal Universal Law Academy