(2675 S. K. m. 38, 4, 13)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün tebligata rağmen taraflar gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalı 2675 sayılı Kanunun 38. maddesinin (d) ve (e) bentleri çerçevesinde davaya karşı çıkmıştır.
Dosya arasında bulunan nüfus kayıtları ile tarafların Türk vatandaşı oldukları anlaşılmaktadır. Davacının aynı zamanda Hollanda vatandaşı olduğu yönünde dosya arasında bir belge yoktur. Öyle olsa bile 2675 sayılı Kanunun 4/b maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına ilişkin bu davada Türk Hukukunun uygulanması (2675 S.K. 13) gerekir. Tanınması istenen yabancı kararda Türk Hukukunun uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkında Hollanda'nın da katıldığı sözleşmenin (14.9.1975 Tarihli Resmi Gazete) 3. maddesi koşulları oluşması koşulu ile tanıma ya da tenfiz isteği ret edilemez. Söz konusu sözleşmenin uygulanabilmesi için Türk Hukuku uygulansa idi yine boşanmaya karar verilmesinin doğru olduğunun belirlenmesi gerekir. Davanın konusu yabancı karar içeriği ile bu şartlar tesbit edilememektedir. Davanın reddi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy