(4721 S. K. m. 174) (743 S. K. m. 143)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka ve tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K.m.162/2,137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde "18.9.2001 tarihinden itibaren nafaka verilmesi" usul ve kanuna aykırıdır.
3-İstek olmadığı gözetilmeden Türk Kanunu Medenisinin 144 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesine aykırı bir biçimde davalı yararına yoksulluk nafakası verilmesi doğru değildir.
4-Türk Kanunu Medenisinin 143. maddesinde iki ayrı tazminat isteği yer olmakta olup, ayrı ayrı unsurları vardır. Davalıdan istediği tazminatın niteliği Türk Kanunu Medenisinin 143/1. maddesinde gösterilen maddi, Türk Kanunu Medenisinin 143/2 maddesinde gösterilen manevi tazminattan hangisi olduğu açıklattırılmadan (HUMK. 75) hüküm kurulması yanlıştır.
Sonuç:Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 08.04.2002 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy