(743 S. K. m. 355, 432) (4721 S. K. m. 405, 488)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükümle 27.2.2002 tarihli ek kararda temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, Medeni Kanunun 355. maddesindeki sebebin varlığını ileri sürerek 1322 doğumlu olan halası A.Ç.'nin vesayet altına alınmasını kendisinin de vasi atanmasını istemiştir.
Mahkemece; dava reddedilmiştir.
Karan davacı temyiz etmiş; vesayet makamı olan Sulh hukuk Mahkemesi 27.2.2002 tarihli ek karan ile davacının temyiz isteğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 488. maddesine dayanarak kararın temyizi kabil olmadığından bahisle reddetmiştir. Bu ret karan da süresi içince temyiz edilmiştir.
1. Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 488. maddesi, yürürlükten kaldırılan Medeni Kanunun 432. maddesini karşılamaktadır, (madde gerekçesi) Sözü edilen madde; vesayet makamının hafif yolsuzluklarda vasiyi görevden alınacağı hususunda uyarma, gecikmesinde tehlike bulunan hallerde vasiye geçici olarak işten el çektirme, gerektiğinde vasinin mallarına haciz koyma ve tevdii ettirme şeklinde oluşan önlemi almaya ilişkin kararlarına karşı ilgililerce itiraz edilebileceğine, bu nitelikteki kararlara itirazı inceleyen denetim merciinin kararının kesin olacağına ilişkindir. 488. madde, vesayet makamının vesayetin esası hakkında verdiği nihai kararlara karşı temyiz yolunu kapatan bir düzenleme değildir.
Vesayet makamının vesayeti gerektiren hallerin varlığının ileri sürülmesi halinde bu hususta verdiği nihai kararlar temyizi kabildir. Bu bakımdan vesayet makamının "temyiz isteğinin reddine" ilişkin 27.2.2002 tarihli ek kararının yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına, işin incelenmesine karar verildi.
2. Vesayet altına alınması talep edilen A.Ç.nin 1322 (Miladi: 1906) doğumlu olduğu; yaşlı olması ve ayaklarının sakat olması sebebiyle yetersizlikten dolayı kendi işlerini göremeyecek durumda olduğu, bu fiziksel yetersizliğinin ve geniliteye bağlı kognitif fonksiyonlardaki kısmı azalma nedeniyle bakıma muhtaç olduğu; bu durumun idrak ve muhakeme melekelerini bozmadığı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığı, toplanan delillerle alınan raporlarla sabittir. Açıklanan ve kişide saptanan bu olgular, kişinin kendisinin istemesi halinde vesayet altına alınmasını gerektiren sebeplerdir. 355. maddede (yeni Yasanın 405. maddesindeki) sebeple kanıtlanmamıştır. Ret kararı doğrudur.
Sonuç: Temyize konu hükmün gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin harcının mahsubuna, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy