(765 S. K. m. 134, 143)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı-davalı kadının davasında hükmedilen tazminatlar ve nafaka yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden M. S. vekili Av. İbrahim Pehlivan geldi. Karşı taraf temyiz eden S. S. tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kadının tüm, davalı kocanın aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- İstek olmadığı halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74 üncü maddeye aykırı olarak hükmedilen tazminatlar yönünden faize karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyize konu kararın 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin 1. bentte belirtilen nedenlerle ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 250.000.000 TL. vekalet ücretinin S.'den alınıp M.'e verilmesine, aşağıda yazılı harcın kadına yüklenmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran kocaya geri verilmesine, bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğuyla karar verildi. 16.07.2002
MUHALEFET ŞERHİ
Tanıkların davacıdan aktardıkları olaylar sabit ve boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Kocanın kadını ters ilişkiye zorladığını kabule elverişli bir delil ortaya konmamıştır.
Medeni Kanunun l34/1-2 nci maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun l34/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçeyle boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak davanın boşanma bölümü temyiz edilmediğinden bozma yapılamaz. Ancak bu halde Medeni Kanunun 143 üncü maddesi şartları oluşmadığından davacı yararına manevi tazminat verilmesi doğru değildir. Karar bu sebepten bozulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy