(4721 S. K. m. 166, 169) (743 S. K. m. 134, 137)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. Nükhet Tekin geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Davacı vekilinin mazeret teli okundu. Başkalarına tevkilen yetkisi bulunduğundan mazereti kabul edilmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Hükme esas alınan tanık Aysel'in sözleri görgüye dayalı değildir. Hükme esas alınamaz.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/l maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Tedbir nafakasının dava tarihinden geçerli olarak şekilde karar altına alınması gerekirken (743 S. TKM. md. 137) yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 275.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 08.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy