(4721 S. K. m. 169, 197) (743 S. K. m. 137, 162)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadının temyizine gelince;
Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K.m.162/2,137)/(4721 S. TMK. 169; 197). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç:Hükmün 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer kesimlerinin 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davalıya geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 22.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy