(4721 S. K. m. 7, 313)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilinin Ö. Esmer aleyhine açtığı dava ile davalının eşi S. Esmer'i davacıların evlat edinmelerine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ö. Esmer aleyhine açılan davanın evlat edinmek istenilen kişinin S. Esmer olması nedeniyle sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 313. maddesinde, evlat edinenin alt soyu bulunmaması koşuluyla, ergin veya kısıtlının üç bentte sayılan hallerde evlat edinilebileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 7. maddesine göre Resmi Sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.
Nüfus kaydının tashihi olunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen, davacıların çocuğu olarak nüfusa kayıtlı T.'in, evlat edinilmek istenilen S.'ın ikiz kardeşi olduğu, davacıların alt soyu bulunmadığı kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy