(4721 S. K. m. 166/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları da oluşmamış bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, 26.01.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ :
Davacı koca; 11 aylık evli olduklarını müşterek çocukları bulunmadığını, davalının 8 ay önce evi terk ettiğini ileri sürerek geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmıştır.
Davalı, 24.2.2003 havale tarihli cevap dilekçesi ve sonraki açıklamalarında bir hafta evli kalmalarına rağmen halen bakire olduğunu, davacının cinsel organının bulunmadığını, defalarca üroloji ve plastik cerrahi servisinde ameliyat olmasına rağmen erkek olmadığını ve olamayacağının tıbben de kanıtlandığını, boşanmayı kendisinin de kabul ettiğini belirterek 5 milyar maddi, 10 milyar manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Dava reddedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kadının halen bakire olduğu tartışmasızdır. Evlilik iki ayrı cinsin bedensel ve ruhsal yönden bütünleşmesidir. Karı-kocayı bedensel ve ruhsal yönden birleştiren ana unsur ise uyumlu cinsel ilişkidir. Davacının cinsel ilişkiyi gerçekleştirecek yapıda olmadığı dosyadaki muhtelif tarihli raporlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu hal eşlerin ruhsal bütünlüğünü bozar ve evlilik birliği temelinden sarsılır. ( 2.H.D. nin 3.10.19995 tarih 7117-9764 sayılı kararı ) Boşanmaya karar verilmesi gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy