(4721 S. K. m. 4, 174/1-2) (818 S. K. m. 42, 44)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm yoksulluk nafakası, maddi manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Boşanmaya yol açan olaylarda karısını birçok kez döven davalı koca tam kusurludur. Davalı tanığı Nalan'ın davacının kocasına hakaret ettiğine yönelik ifadesinde geçen olayın zaman ve saiki açıklanmadığından hükme dayanak oluşturmaz. Kaldi ki; davalı tanıkları Suha ve Murat'ın ifadelerinden, davacının evi terk etmesinden sonra, davalının barışma girişiminde bulunduğu karısının eve dönmesini istediği de anlaşılmaktadır. O halde koca tarafından hoşgörüldüğünün kabul edilmesi gereken bir olay nedeniyle davacı kadına kusur yüklenmesi doğru değildir.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları ( TMK. 4 BK. 42,43,44,49 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3- Davacının, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy