(2004 S. K. m. 40)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Davalılar Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/124 esas 1999/182 karar sayılı kararı davacılar aleyhine tenkis alacağına hasren ilam almışlardır. İlamı Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2000/75 sayılı takip dosyası ile infaz edip, ilamda gösterilen alacağı tahsil etmişlerdir. Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/125-182 sayılı dosyasının davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 9.5.2000 gün 2000/3082-6065 sayılı ilamı ile hüküm bozularak Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesine iade edilmiş ve 2000/139 esasını almış, 5.12.2000 gün 2000/145 karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş karar Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/139-145 sayılı kararının davalıları olan Mustafa Ç. ve arkadaşları Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2000/75 sayılı takip dosyasına yapmış oldukları ödemenin tahsili için Savaştepe İcra Müdürlüğünün 2002/15 sayılı takip dosyası üzerinden Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesinin tenkis dosyasında davacıları olan Necati Ç. ve arkadaşları aleyhine icra takibine geçmişler, borçular tarafından takibe kısmen yapılan itirazın iptali ile takibin devamı için dava açmışlardır.
Davacıların bağımsız olarak icra takibine girişmesi ve ayrıca dava açması İcra İflas Kanununun 40. maddesindeki açık hüküm uyarınca geçersizdir. Davacıların bu yasa hükmü çerçevesinde işlem yapılmak üzere Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2000/75 sayılı dosyasına başvurması yeterlidir. Şu durum karşısında, davacıların icra takibine girişmesinde, ödetme ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için istemde bulunmasında hukuksal bir yararı yoktur. Bu yön ise hakim tarafından görevi gereği doğrudan gözönünde bulundurulur. Öyleyse hukuksal yarar yokluğundan ötürü davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; İlamın bozulması halinde; ödenen paraların iadesinde alacaklıya ödendiği tarihten itibaren değil paranın iadesi istemini içeren bildirimin alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren faiz istenebileceğinin gözönünde tutulmaması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy