(4722 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 143, 152)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm ziynetler ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Boşanma davası 7.8.2001'de açılmış, koca bu tarihden yirmiyedi gün önce, 10.7.2001'de eşine ihtar göndermiş ve davacıyı ( kadını ) eve davet etmiştir. Koca bu davranışı ile ihtar tarihine kadar kadından kaynaklanan kusurlu davranışları hoşgörü ile karşılamıştır. İhtar tarihi ile dava tarihi arasında kadının herhangi bir boşanmaya esas teşkil edecek kusurlu davranışı da ispat edilmemiştir.
Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar ( beklenen ) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi ( MK.Md,4 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2- Toplanan delillerden; davanın konusunu oluşturan ziynetlerin evlilik sırasında kadın adına babasına teslim edildiği, bilahare bunlardan beş adet bileziğin istek üzerine kocaya verildiği anlaşılmaktadır. Koca bu ziynetlerin iade edildiğini de ispat edememiştir. Mahkemece beş adet bilezikle ilgili davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yerinde değildir.
3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere ( MK. md. 118-395, 5133 S.K.md.2-3 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 29.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy