(2675 S. K. m. 37, 38, 42) (Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkında Sözleşme m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dilekçesinde Bulgaristan mahkemesinin boşanmaya dair, kararının "tanınmasını" istemiştir. Tanımaya ilişkin kararlarda Milletlerarası Özel Hukuk Usulü Kanunu'nun 38. maddesinin (a) ve (d) bentleri uygulanmaz. (MÖHUK m.42) Bulgar Mahkemesinde, Bulgar Kanunu uygulanarak karar verilmiş ise de; davalının yetkili kılınan hukukun uygulanmadığına yönelik açık bir itirazı bulunmamaktadır. (MÖHUK m.38/e) Kaldı ki; 17.4.1975 tarihinde ülkemizin de taraf olduğu, 8.9.1967 tarihli "Evlilik Birliğine Ait Kararların Tanınması Hakkındaki Sözleşmede": Türk Kanunlar ihtilafı kurallarınca yetkili kılınan kanun uygulanmamakla birlikte; eğer bu kural uygulanacak olsaydı, aynı sonuca varılacak idiyse tanıma isteğinin reddedilemeyeceği belirtilmiştir.(m.3/2) Davacının dava dilekçesine eklediği belgenin kesinleşmiş mahkeme kararına ait olduğu; "karar 25.3.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir." şerhinden anlaşılmakta ise de; bu belge yabancı mahkeme kararının "aslı" olmayıp sureti niteliğindedir. O halde davacıdan yabancı mahkeme kararının "aslı" istenmeli, (MÖHUK m.37) deliller yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bunlar yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy