(743 S. K. m. 512) (4722 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan gün temyiz eden davalılar vekili Av. A. Us ve karşı taraf vekili Av. H. K. Er geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S. K. m.17)
1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle 533 parseldeki narenciye bahçesinin muris tarafından yapıldığının kesinleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/393 esas sayılı dosyası ile sabit olmasına ve 1256 parseldeki binaların dördünün de muris tarafından yapıldığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre davalıların vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2- Murisin ölüm tarihi itibariyle terekesi belirlenmiş ve değeri tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bölünmezliği de ihtilafsızdır.
Ancak tenkis bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamalar hatalı olup tereke ve sabit tenkis oranı doğru olarak belirlenmemiştir. Şöyle ki;
a- 55 nolu parselin tamamı davalı adına iken 11.6.1979 tarihinde 7000/15000 hissesi üçüncü şahsa satılmış, kalan 8000/15000 hisse ise sonradan kamulaştırılmış, bilirkişi tarafından tamamı yerine 8000/15000 hisse dikkate alınmıştır.
b- 54 parsel hakkında muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılmış, 54 parselin kamulaştırılması nedeniyle davacıların 3/40'ar miras payları oranında hissedar olduklarının tespitine karar verilmiş, karar kesinleşmiştir. Şu halde davacılar bu parsel yönünden saklı payları nedeniyle değil, miras payları nedeniyle davalıdan talepte bulunma hakkına sahip olup, bu miktarı temlik dışı terekeden aldıkları gözetilmeyerek saklı paydan mahsup edilmemesi doğru değildir.
c- 790 nolu parselin 1/2 payı muris adına olup, bu pay miras payları oranında mirasçılarına intikal etmiştir. Hesaplamada tamamı dikkate alınmıştır.
d- Net terekeden öncelikle sağ eşin miras payı (miras payının tamamı aynı zamanda saklı pay olduğundan TKM. m. 453/4) düşürülerek, davacıların saklı payına tecavüz olup olmadığı hakkında hesaplama yapılması gereğine uyulmamıştır.
e- Davacıların saklı payı olarak belirlenen rakamın net terekeden düşülmesi doğru olmadığı gibi, temlik dışı olarak alınan kazanımların saklı paydan mahsup edildikten sonra, saklı paya tecavüz miktarının belirlenmemesi de isabetsizdir.
f- Bozma ilamına uyulduğu halde Türk Kanunu Medenisinin 512. maddesinin dikkate alınmaması, doğru sabit tenkis oranı belirlenmeden tercih hakkının kullandırılmasının hükümsüz olacağının düşünülmemesi de doğru değildir.
3- Kabule göre;
Mahkemece davacılar ve davalı adına hisseli tapu oluşturulması da isabetsizdir.
Davalının ayın verme tercihi üzerine bozmaya konu hükmün verildiği anlaşılmaktadır. Bu halde ne şekilde hüküm kurulacağı dairenin 17.6.2003 tarihli kararında açıkça gösterilmiştir. Burada da belirtildiği üzere ayın tercihi yapılması halinde mahkemece; davacıların mahfuz hissesi dışında kalan miktarın bedelinin davalıya nakden ödenmesi, taşınmazın tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Bu yasal zorunluluğa aykırı karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Hükmün 2. bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, yeniden oluşturulacak hükümde usulü kazanılmış hakların gözetilmesine, bozma kapsamı içinde kalacak olan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, duruşma için takdir olunan 400 YTL. vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy