2. Hukuk Dairesi 2005/13807 E., 2005/16519 K. TEDBİR NAFAKASI
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 197 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Toplanan delillerden, tarafların, davalının babasının evinin altında dayalı döşeli evlerinin olmasına rağmen, sürekli olarak üst kattaki davalının anne ve babasıyla birlikte yaşadıkları, davalının eve geç geldiği, başka kadın ve kızlarla dolaştığı, bu suretle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, 2004 yılı Ramazan ayında kayınbabasının davacıyı evden kovduğu, aracıların tarafları barıştırma girişimi sırasında da davalının davacıya "...ben senin adını unuttum..." diyerek kalkıp gittiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olgular karşısında, davalının davacıyla birlikte yaşamaktan kaçındığı, müşterek bağımsız bir konut seçimine yanaşmadığı, bu durumda davacının ayrı yaşamakta ve nafaka talebinde haklı olduğu kanıtlandığından Türk Medeni Kanununun 197. maddesi gereğince lehine uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Türk Medeni Kanununun 40/2. maddesi uyarınca, verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatının gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporu ile doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilecektir. Cinsiyet değiştirmede ikinci aşamanın ön ve tek koşulu, yasanın aradığı koşulları içeren resmi sağlık kurulu raporudur. Verilen izin uyarınca gerekli cinsiyet düzeltme ameliyatı gerçekleştirilecek ve mahkemeye cinsiyet değişikliğini doğrulayan bu raporla başvurulacaktır. Cinsiyet değişikliğini isteyenin, yasanın aradığı koşulları uygun resmi sağlık kurulu raporunu mahkemeye sunması zorunludur. Davacının mahkemeye sunduğu rapor, cinsiyet değişikliğini doğrulayıcı nitelikte bir rapor değildir. Mahkemece değişikliğin mümkün olup olmadığını araştırma ve buna göre gerçekleştirilecek ameliyat sonuçlarını bekleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacının gerçekleştirilecek ameliyat ile yasanın aradığı koşullara uygun resmi sağlık kurulu raporunu elde ettiğinde bu davayı açmasının da mümkün olduğu, bu nedenle mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye A.Vehbi Aksoy
Full & Egal Universal Law Academy