(4721 S. K. m. 196, 336/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davacının (kocanın) katılma yoluyla temyizinin harcı ve kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına,
2- Davalı-karşı davacı (kadının) temyizine gelince;
a) Davalı kadının nafaka talebi, Türk Medeni Kanununun 197/3. maddesine dayanmakta olup, karşı dava şeklinde açıldığına göre hükmedilen nafakaların boşanmanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesiyle sona erecek şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
b) Toplanan delillerden davacı (karşı davalı) kocanın bir başka kadınla ilişkisinin olduğu ve davalıyı istemediğini söyleyerek, haklı bir sebebi olmaksızın eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Davalı (karşı davacı) kadının Türk Medeni Kanununun 196/3. maddesine dayanan geçmiş (altı aylık) birikmiş nafaka talebinin kabulü gerekirken bu isteğin reddi doğru görülmemiştir.
c) Davalı (karşı davacı) kadının, karşı davasında; Türk Medeni Kanununun 336/2. maddesine dayalı, çocuğun velayetinin kendisine verilmesi talebi de mevcuttur. Toplanan delillerden; kocanın, haklı bir sebebi bulunmadığı halde davalı (karşı davacı) eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Ve tarafların fiilen ayrı yaşadıkları gerçekleşmiştir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 336/2. maddesi gereğince karşı davacının velayete ilişkin talebinin kabulü gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2 maddenin a, b ve c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davacı kocanın katılma yoluyla temyizinin yukarıda 1 bentte gösterilen sebeple incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy