MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Aile Konutu Şerhi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *şerhin, aile konutu olduğu belirlenen bağımsız bölüm üzerine konulduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.07.2007 KARŞI OY YAZISI:
Üzerinde aile konutunun yer aldığı taşınmaz, tapuda “arsa” vasfında olup, davacı koca ile birlikte dava dışı üçüncü kişilerin paylı mülkiyetindedir. Tapu kaydında herhangi bir “muhtesat” belirtimi de bulunmamaktadır. Kocanın taşınmazdaki payı 74/176’dır.
Paylı mülkiyette, birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. (TMK. md. 688/1) Paydaşlardan her biri, kendi payı bakımından malikin hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Ve kendi payını devredebilir. (TMK.md.688/3)
Paylı mülkiyete konu ve “arsa” niteliğinde olan taşınmazın üzerinde fiilen, birkaç bağımsız bölümden müteşekkil bir yapı mevcut olsa bile, bu yapıdaki bağımsız bölümler üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmedikçe, yapının tamamı paydaşlardan birine ait olsa da, bu paydaşın, binanın belirli bölümleri üzerinde tasarrufta bulunma olanağı bulunmamaktadır. Paydaş, ancak payı üzerinde tasarruf hakkına sahiptir. O halde, davacının; davalının talebi üzerine tapu sicil memurluğunca taşınmazın tapu kaydı üzerine konulmuş olan “aile konutu şerhi” nedeniyle, aynı binadaki fırın ve dükkan üzerindeki tasarruf yetkisinin de sınırlandığını ileri sürmesinin hukuken önemi bulunmamaktadır. Mahkemece, davalının talebi üzerine tapu memurluğunca konulmuş olan “aile konutu şerhinin”, davacıya ait paya münhasıran taşınmazdaki (7) kapı nolu mesken için konulmuş bulunduğu gözetilerek, isteğin reddi gerekirken, konulmuş olan aile konutu şerhinin kaldırılmasına ve aile konutu üzerinde sanki kat mülkiyeti tesis edilmiş gibi, davacının taşınmazdaki payından, konuta düşecek arsa payı hesaplanıp bu pay üzerine aile konutu şerhi konulmasına şeklinde, infazı olanaksız (Tapu Sicil Tüzüğü md.23) karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, sayın çoğunluğun onama yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy