MAHKEMESİ ... 2.A.H.(Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tenfiz
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, yabancı mahkemeden verilen boşanmaya ilişkin kararın tenfizini istemiştir.
...Hagen Yerel Mahkemesi tarafların boşanmalarına karar vermiş ve hüküm 20.12.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Tenfizi istenen ilamda 26.12.1992 doğumlu müşterek çocuk ...'in velayetinin her iki tarafta kalacak şekilde düzenlenmesine karar verilmiştir.
1-Evlilik devam ettiği sürece ana-baba velayeti birlikte kullanırlar. Boşanma ve ayrılığa karar verilmesi halinde hakim velayeti eşlerden birine vermek zorundadır. (TMK.mad.336) Velayetin düzenlenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. Yabancı mahkemenin müşterek çocuğun velayetini yazılı şekilde düzenlemesi Türk Medeni Kanununa aykırıdır. (MÖHUK.mad.38/c) Bu nedenle mahkemenin velayet düzenlenmesine yönelik tenfiz isteğini reddetmesinde isabetsizlik yoktur.
2-Yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir...mad.40) Hagen Yerel Mahkemesi tarafından verilen boşanma ilamı kesinleşmiştir. 2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Yasanın 36, 37. ve 38 nci maddelerinin aradığı şartlar gerçekleşmiştir. Mahkemece yabancı ilamın boşanmaya yönelik bölümünün tenfizine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin tümünün reddedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün 2.bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan yönlerine ilişkin temyiz itirazlarının ise 1. bentte belirtilen nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 10.10.2006 (Salı)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı; Amtsgerıcht Hagen Im Namen Des Volkes Urteıl mahkemesinden verilen kararın tenfizine karar verilmesini istemiş, mahkemece, müşterek çocuk 26.12.1992 doğumlu ...'in velayetinin tarafa bırakılmasına şeklindeki kararının kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği belirtilerek tenfiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
Tanıma veya tenfize karar veren hakim, yabancı kararın maddi hukuk bakımından doğruluğunu inceleme yetkisine sahip bulunmamaktadır. Yabancı mahkemede uygulanmış hükümler, maddi ve hukuki tesbitler inceleme dışında tutulmalıdır. Yapılan hukuki hatalar tenfize engel teşkil etmez. Kamu düzeni kavramıyla toplumun yararının korunması amaçlanmıştır. Türk Hukukunun vazgeçemeyeceği temel değerlerin ihlal edilmesi halinde kamu düzenine açıkça aykırılıktan söz edilebilir. Yabancı mahkemede maddi hukukun yanlış algılaması halinde, yasaya aykırılık bulmasına rağmen kamu düzenine açıkça aykırılıktan söz edilemez. (2675 S.K.m.38/c) Nitekim iç hukukta da yasaya aykırı bir kısım kararların tarafların bir üst mahkemeye başvurmamaları sebebiyle kesinleştiği bir gerçektir. Tenfize bu yönde karşı çıkan davalı (kadın) yabancı mahkeme kararı hakkında kendi usulüne göre bir üst mahkemeye (istinaf yahut temyize de) başvurmamıştır. Bu durumda hüküm velayete yönelik tenfiz isteğinin de kabulü gerekir. Gösterilen sebeple de değerli çoğunluğun kararlarının birinci bendine iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy