(4721 S. K. m. 4, 174, 186) (818 S. K. m. 42, 43, 44, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda gün numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Koca tarafından açılan ve vazgeçmesi sebebiyle 28.03.2001 gününde reddedilip kesinleşen davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kocanın tanıklarının anlatımlarında geçen kadına atfedilen söz ve fiiller bu tarihten önceye ilişkindir. Koca açtığı davadan vazgeçmekle bu olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Bu davadan sonrada kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirir somut bir olayın varlığı da kanıtlanmamıştır. O durumda eşine şiddet uygulayan, birlik görevlerini yerine getirmeyen, evin kapısını kırarak eşyaları götüren davalı-davacı koca tam kusurludur.
a- Türk Medeni Yasasının 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O durumda mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK. md. 4 BK.md.42 ve 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b- Türk Medeni Yasasının 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O durumda mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2/a-b bentleri gereğince BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının l. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.11.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy