MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tapu İptali-Tescil
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin *30.04.2007 gün ve *14303-7119 sayılı ilamiyle*onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 52. maddesi hükmünce takdiren (160.00) YTL. para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (27.00) YTL. ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 01.10.2007
KARŞI OY YAZISI
Tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları, anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın tüm sonuçları hakkında anlaştıkları konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 166 f. III hükmünde öngörülen düzenleme ile evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 166 f. III hükmünde öngörülen düzenleme ile gerek taraflar ve gerekse çocuklar korunmak istenilmiştir. Buna göre taraflar;
-boşanmalarının mâli sonuçlarını,
-çocuklarının durumlarının ne olacağını hâkime açıklamak zorundadırlar.
Aile mahkemesi (=yoksa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hâkiminin boşanma kararı verilebilmesi için davacı ve davalıyı “boşanmanın malî sonuçları” olan;
-maddî tazminat (4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174 f. I)
-manevî tazminat (4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174 f. II)
-yoksulluk nafakası (4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 175) konularında taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Anlaşmalı boşanma davalarında davalının dava konusu evin davacı eşe verilmesine yönelik beyanı “boşanmanın malî sonuçları” arasında yer alan maddî tazminata (4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174 hükmüne) dayalıdır/yöneliktir.
Dava konusu taşınmazın “anlaşmalı boşanma kapsamında” davacıya verildiği karar düzeltme konusu davanın dava dilekçesinde de açıkça yazılıdır.
Anlaşmaya rağmen dava konusu ev hüküm fıkrasında davacı kadına “verilmemiştir.” Davacı kadın hükmü buna rağmen “temyiz etmeyerek” ev verilmeden de bu şekilde anlaşmalı olarak boşanmaya razı olmuştur.
“On bir yıl sonra” bu konuda dava açılması kesin hükmün hukuksal sonuçlarının yanı sıra TMK m. 166 f. III hükümleriyle bağdaşmadığı gibi TMK m.2 hükmüne de açık aykırılık oluşturur.
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy