MAHKEMESİ .(Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 18.06.2007
KARŞI OY YAZISI
HUMK.nun 91. maddesi “feragat, iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesidir.”95. madde ise “feragat, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder” hükmünü getirmiştir.
Feragat, feragat tarihinde kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı ile yapılır ve sonuç doğurması karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi, mahkeme tarafından da kabul kararı verilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu konudaki iradenin mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkeme bu konuda henüz bir karar vermemiş olsa bile, artık feragatten dönülemez.
Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olduğundan, dava koşullarındandır. Taraflar tarafından ileri sürülmese bile, kesin hükmün varlığını belirleyen mahkemenin, kendiliğinden bu konuyu incelemesi ve sonucuna göre öncelikle bu konuda bir karar vermesi gerekir.
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, 4.2.2003 tarihinde, tarafların boşanmalarını karar verilmiş, hüküm kesinleşmeden, davacı kadın 19.10.2005 tarihli dilekçesi ile karar tarihinden itibaren fiilen ayrılmadıklarını, eşiyle birlikte yaşamakta olduklarını, evlilik birliklerinin devam ettiğini, bu nedenle dosyanın Yargıtay’a gönderilmesini istemiş, vekaletnamesinde bu konuda yetkisi bulunan davacı vekili de, kararın bozulmasını istemiştir. Gerek davacının gerekse vekilinin beyanı açıkça boşanma davasından feragat ettiklerini göstermektedir. Bunun sonucu olarak da dairemiz, 27.3.2007 tarihli ilamı ile, davacı kadının temyiz dilekçesinin davadan feragat niteliğinde bulunduğunu, ancak yargılamaya aile mahkemesinde bakılması gerektiğini belirterek, hükmü bozmuştur.
Gerçekleşen bu durum karşısında, davacının feragati sonucu, açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla, boşanma hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu hususun temyiz konusu yapılmaması da sonuca etkili bulunmamaktadır. HUMK.nun 439/2. fıkra uyarınca hüküm açıkça yasaya aykırı bulunduğundan, açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy