MAHKEMESİ :Adana 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :4.10.2007
NUMARASI :Esas no: 2006/1085 Karar no: 2007/821
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden H.. A.. geldi. Karşı taraf davalı tebligata rağmen gelmedi. Gelmeyen davalı H.. A.. (Ç..) vekillerine tebligat çıkarıldığı bu tebligattan sonra vekillerinin azilname gönderdikleri ancak masraf verilmediğinden davalı asil H.. A..’e tebligat yapılma imkanının olmadığı anlaşıldı. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davalı kadının hakaretlerine karşılık davacı kocanın da eşine şiddEt uyguladığı, hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği ve evden kovduğu anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı koca ağır kusurludur.
a-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.b-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Müşterek çocuklar Z.. 1991, Z.. 1993 ve N.. 1994 doğumlu olup idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca müşterek çocuklar dinlenip, düşüncelerine ve açıklamalarına da değer verilip gerektiğinde uzmanlardan da yararlanmak suretiyle velayet düzenlemesi yapılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Müşterek çocuk A.. M.. N.. davadan sonra 13.06.2007 tarihinde doğmuştur. Doğum tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ. Temyiz edilen hükmün 2/a,b, 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre tarafların iştirak nafakalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı ve incelenmeyen yönler dışında kalan bölümlerinin 1. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.04.2009 (Salı)
.
Full & Egal Universal Law Academy