MAHKEMESİ :Urla Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :3.11.2006
NUMARASI :Esas no:2002/69 Karar no:2006/452
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan *18.11.2008 tarihinde temyiz eden davacı H.. B.. vekili Av.C.. S.. ile davalı G.. B.. vekili Av. Ş.. M.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 1.1.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlükte olduğu dönemde eşlerden biri adına tescil edilen ev ve otomobil için diğer eşin açtığı "katkı payı alacağına" ilişkindir.
Tarafların 9.8.1991 tarihinde evlendikleri, 26.6.2001 tarihinde açılan dava sonucu 6.6.2005 tarihinde boşandıkları, dava konusu yazlık evin kaba inşaatı bitmiş haliyle üçüncü kişiden 28.11.1996 tarihinde satın alınarak taraflar adına 1/2'şer paylı olarak tapuya tescil edildiği, evin inşaatının 1997 yılında tamamlandığı, davacının, kendisine ait 1/2 payı 9.1.1998 tarihinde davalıya sattığı, böylece taşınmazın tamamının davalıya geçtiği; dava konusu .... plakalı Doğan marka otomobilin ise üçüncü kişiden satın alınarak 25.2.1995 tarihinde davalı adına tescil olunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Davacı, davalı adına kayıtlı otomobilin ve evin edinilmesine %95 oranında katkısı bulunduğunu ileri sürmüş, mahkeme, davacının otomobile katkısı bulunmadığını, eve ise %35 oranında katkısı bulunduğunu kabul ederek 5.086,55 TL. "katkı payı tazminatına" hükmetmiş, karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının 1978-1991 yılları arası vergi kontrolörü olarak çalıştığı, bu görevinden ayrılarak serbest mali müşavir olarak çalışmaya başladığı, halen de aynı işi yaptığı, davalının ise 1985 yılında başladığı Devlet memurluğu görevinden veznedar olarak 14.8.1998 tarihinde istifa ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu mallar dışında; davalının başka malı ve geliri olmadığı, davacının ise üzerine kayıtlı iki kooperatif üyeliğinin bulunduğu belirtilmiştir. Dava konusu mallar evlilik birliği içinde alınmıştır. Tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından; davacının 1993 yılında satın alıp davalı karısı adına tescil ettirdiği 1987 model Şahin marka otomobilin satılarak 25.2.1995 tarihinde 1995 model Doğan marka otomobilin alındığı, 28.11.1996 tarihinde kaba inşaatı bitmiş durumda olan yazlık evin bedelinin ödenmesinde davacının bankadaki döviz hesabından 27.11.1996 tarihinde çekilen 28.780 Alman Markının kullanıldığı, davacının 1991yılından sonra başladığı serbest mali müşavirlik işinden elde ettiği gelirlerle malların edinilmesinde katkısının bulunduğu anlaşılmaktadır. Tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamında, davacının çalışmaya daha önce başladığı belirlendiği halde sadece 1995, 1996, 1997 yılı kazançlarının dikkate alınarak, bunun da evin infak ve iaşesine harçandığının kabulü doğru değildir. Dava konusu taşınmazın değeriyle ilgili dosyada birbirinden farklı dört ayrı rapor mevcuttur. Hükme esas alınan rapor; taşınmazın değerinin belirlenmesi yöntemi ve "katkı payı" hesabı yönlerinden yanlış ve yetersizdir. Tarafların gelirleri ve dava konusu mallara katkı oranları ayrı ayrı belirlenmeden sadece davacının bankadan çektiği para ile evin tadilatıyla ilgili 15.10.1998 tarihli faturayla yetinilerek, davacının katkısının hesaplanması, dosyadaki delil durumuna aykırı olarak, otomobile katkısının olmadığına hükmedilmesi ve taşınmazın dava tarihindeki "sürüm değeri" (piyasa, rayiç değeri) yerine "kar marjı" indirilerek bulunan en düşük "maliyet değerinin" dikkate alınması yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş; usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak yukarıda belirtilen açıklamaları da gözetmek suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmak, davacının, dava konusu malların edinilmesine yaptığı katkı oranını davacı adına olan iki kooperatif payı bulunduğu hususu da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek bulmak, katkı oranlarının, malların dava tarihindeki "sürüm değerleriyle" çarpımı sonucu bulunacak "katkı payı tazminatına" hükmetmekten ibarettir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 625.00 TL. vekalet ücretinin G..'den alınıp H..'e verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.03.2009 (pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy