MAHKEMESİ :Şişli l. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :25.01.2007
NUMARASI :Esas no:2006/302 Karar no:2007/9
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
İptali istenen dava konusu vasiyetname 9.2.1998 tarihinde düzenlenmiş, mirasbırakan vasiyetçi ise 4721 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 01.01.2002’den sonra 09.05.2005’de ölmüştür. Vasiyetçinin ölümünden önce yürürlüğe giren Medeni Kanunun 538. maddesi el yazılı vasiyetnamede tanzim yerini 743 sayılı Medeni Kanunun 485. maddesinden farklı düzenlemiş, tanzim yerini geçerlilik şartları arasından çıkartmıştır. Mahkemece bu yön nazara alınmadan vasiyetnamede tanzim yerinin olmadığından bahisle vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi doığru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 18.03.2009
KARŞI OY YAZISI
Dava, el yazılı vasiyetnamenin, “tanzim edildiği mahal” gösterilmediğinden şekle ait noksanlık sebebiyle iptali isteğine ilişkindir. Vasiyet 9.2.1998 tarihinde düzenlenmiş, vasiyetçi 9.5.2005 tarihinde vefat etmiştir.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları, bu tarihten sonra dahi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir. (4722 s. Yürürlük K. m.1/2) Türk Medeni Kanununun, kamu düzeni ve genel ahlakı sağlama düşüncesiyle konulmuş olan hükümleri ile içerikleri tarafların arzu ve iradeleri gözetilmeksizin doğrudan doğruya kanun tarafından belirlenmiş olan işlemlere ilişkin kuraları geçmişe etkilidir. (4722 s. Yürürlük K. m.2, 3) Bunların haricinde, kanunlar geçmişe dokunamaz. Eski kanunun yürürlüğü zamanında geçerli bir şekilde meydana gelmiş işlemler, yukarıdaki ayrık durumlar haricinde yeni kanun zamanında da geçerlidir. Geçerli biçimde oluşmamış bir işlem, yeni kanun zamanında da geçerlilik kazanmaz. El yazılı vasiyetin yapıldığı sırada yürürlükte olan hükümlere göre, bu vasiyetlerde tanzim yerinin zikredilmesi vasiyetin muteberlik şartıdır. ( 743 s. TKM. m. 485) “Tanzim yerinin gösterilmiş olmasına” ilişkin bu koşula, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda yer verilmemiştir. (TMK. m.538/1) Ancak, bu düzenleme, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra tanzim edilen el yazılı vasiyetler için geçerlidir. Ölüm, hukuki işlemin geçerliliğiyle ilgili bir husus değil, hüküm ve sonuçlarını doğurmasının bağlandığı hadisedir. Ancak, hukuken geçerli biçimde doğmuş olan bir ölüme bağlı tasarruf, beyan sahibinin ölümünden sonra hüküm ve sonuçlarını meydana getirir. O nedenle, vasiyetçinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra vefat etmiş olmasının, vasiyetin muteberliği açısından yukarıdaki açıklamalar karşısında hukuki bir önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla yerel mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması görüşündeyim. Değerli çoğunluğun aksi yöndeki düşüncesine iştirak etmiyorum.