MAHKEMESİ :Avanos Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :29.11.2007
NUMARASI :Esas no:2005/180 Karar no:2007/528
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Daha önce koca tarafından 5.9.2003 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davası kocanın ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilerek 9.5.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Tarafların o davadan sonra biraraya gelmedikleri, aralarında yeni bir olayın da gerçekleşmediği tüm dosya kapsamıyla sabittir. Boşanmaya neden olan olaylarda evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen, karısını istemediğini söyleyerek evden kovan, karısının namusuna yönelik yakışıksız ifadeler kullanan davalı koca ağır kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * davacının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davacının asgari ücretle çalıştığı işinden kendi kusuru olmaksızın çıkartıldığı ve karar tarihi itibariyle yoksulluğa düşeceği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. madde koşulları oluştuğu halde davacı yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi de doğru değildir.
S O N U Ç : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.04.2009 (pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy