MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23.03.2006
NUMARASI : Esas no: 2005/81 Karar no: 2006/62
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan * 28.01.2008 günü temyiz eden davalı B.. B.. vekili Av.S. A..A..ve karşı taraf vekili Av. H..T.. geldi. Diğer davalılar tebligata rağmen gelmedi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Toplanan deliller ve vasiyetname bir bütün olarak değerlendirildiğinde mirasbırakan M.. H..'ın davalı B.. B..'a 7 parsel sayılı taşınmazın tamamını vasiyet ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacıların davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,duruşma için takdir olunan 550.00 YTL. vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılardan B..B..'a verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.06.2008 (Salı)
-KARŞI OY YAZISI-
Davacılar; mirasbırakanın, 7 parselde kayıtlı taşınmazının, 8500 metrekaresini davalıya vasiyet ettiğini, oysa vasiyetnamenin tenfizi kararına istinaden taşınmazın tamamının (18500 m2 olarak) davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın, fazladan tescil edilen 10.000 metrekarelik kısmına ait tapunun iptali ile verasetteki payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Dava; vasiyetnamenin tenfizi kararına istinaden davalı adına oluşan tapu kaydının kısmen iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaz 18500 metrekare olarak mirasbırakan adına kayıtlı iken, 19.9.2003 tarihinde kesinleşen vasiyetnamenin tenfizi kararına istinaden aynı miktar üzerinden tapuda 25.9.2003 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir
Mirasbırakan; 30.5.1983 tarihli vasiyetnamesinin davalı lehine yapılan tasarrufa ilişkin dördüncü maddesinde; “... Sahibi ve maliki bulunduğum Muğla ili Bodrum ilçesi Ağaçlı köyünde kain 7 parsel numarada kayıtlı 8500 metrekare miktarındaki tarlamı kardeşim S..H..’ın kızı B.. B..’a (tamamını) vasiyet ediyorum..” ifadesini kullanmıştır.
Oysa, 7 parsel sayılı taşınmazın tamamı 18500 metrekaredir ve tamamı da vasiyetçiye aittir. Vasiyetnamede bu taşınmazın 8500 metrekare olduğu belirtilmiş, parantez içerisinde “tamamını” ifadesi kullanılmıştır. Görüldüğü gibi, tasarrufu yapan kimse vasiyet ettiği şeyin miktarında açık bir hataya düşmüştür. O halde, tasarrufu yapanın gerçek arzusunun ne yönde olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tasarrufun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Türk Kanunu Medenisi’nin 451. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca; “ Tasarrufu yapan kimse, şahsı veya şey’i tayin ederken açık bir hataya düşmüş ise kendisinin hakiki arzusunu katiyetle tayin mümkün olduğu taktirde; hatalı tasarruf, bu arzuya göre tashih olunur..”. Hatalı tasarrufun, tasarrufu yapanın son arzusuna uygun olarak tashihi, bu yönde açılacak bir “yorum davası” ile mümkündür.
Tasarruf, ölenin son arzusuna uygun tashih edilmeden bu davanın esası incelenemez. Öyleyse; tapu kaydının kısmen iptalini isteyen davacılara; ölenin gerçek arzusunun tespiti için yorum davası açmak üzere önel verilmek ve açılacak dava bekletici mesele sayılarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmek gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmadan ve tasarruf, ölenin gerçek arzusuna uygun olarak tashih edilmeden tapu kaydının kısmen iptali ve tesciline kararı verilmesini doğru bulmuyorum. Bu sebeple sayın çoğunluğun aksi yönde oluşan görüşüne katılmıyorum.