MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10.10.2007
NUMARASI : Esas no: 2007/242 Karar no: 2007/371
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- # Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre * ve özellikle İrem Konut Yapı Kooperatifi tarafından yaptırılan Anamur'daki yazlık konutla ilgili bozma kararına uyulmakla, bu taşınmaz yönünden bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana geldiğine (04.12.1959 tarihli ve 13/5 sayılı Yargıtay İçt.Bir.Kararı.), buna ilişkin bozma kararının usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak maddi hata niteliğinde bulunmamasına göre davacının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalının temyizine gelince;
a) Yerel mahkemece; ilk hükümde, davalıya ait taşınmazların edinilmesine davacının % 40 oranında katkıda bulunduğu kabul edildiği halde, Yargıtay bozma kararında yer alan "... mahkemece, davacının katkısının dörtte bir (1/4) oranında olduğunun kabul edildiği, bu katkı oranının, davacının karar düzeltme talebinde bulunmamak suretiyle davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu..." şeklindeki belirleme, maddi hataya dayanmaktadır. Maddi hatanın varlığı halinde bu maddi hata sonuca etkili nitelikte ise, açık maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmuş olması, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana getirmez. Bu itibarla, davalının bu yöne ve aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair yönlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
b) Bağlum' daki taşınmazın yarı payı tarafların evlenmelerinden önce davalıya, diğer yarı payı da dava dışı A.isimli şahsa ait iken, davalı A.ait 1/2 payı 19.11.1997 tarihinde devralmış ve taşınmazın tamamına sahip olmuştur. Bu yarı payın 1.050.000.000 TL.'ye alındığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, bu payın edinilmesine 200.000.000 TL. katkıda bulunduğu davalı tarafından kabul edilmiş, davacı bunun üstünde bir katkısının olduğunu kanıtlayamamıştır. O halde katkı oranı 20/105'dir. Bu taşınmazın dava tarihinden önce 08.09.1998 tarihinde satılarak elden çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazın tamamının 4.200.000.000 TL.'ye satıldığını iddia etmiş , davalı da buna itiraz etmemiştir. Taşınmaz, davadan önce (08.09.1998 tarihinde) elden çıkarıldığına göre, yukarda belirtilen katkı oranına göre diğer eşe ödenecek alacak miktarının satış bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken, taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak hesaplama yapılması doğru bulunmamıştır.
c) Davacı, asıl davada Anamur' daki taşınmazın edinilmesine sağladığı katkı sebebiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.000.000.TL. talep etmiştir. Anamur'daki taşınmaza davacının katkısının bulunmadığına ilişkin bozma kararına uyulduğuna göre, bozma lehine olan taraf yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeden, asıl davanın tamamının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2. maddenin (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. maddede ve 2. maddenin (a) bendinde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.08.10.2008 (Çarş.
Full & Egal Universal Law Academy