MAHKEMESİ :Eskişehir l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.01.2007
NUMARASI :Esas no:2006/102 Karar no:2007/14
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacılar; 2.2.2006 tarihinde vefat eden M....’in eşi S..K..’le birlikte Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesince 2.8.1989’da verilen “evlat edinmeye izin” kararına dayanarak, bu iznin verilmesinden 13 yıl sonra Eskişehir ..... Noterliğince düzenlenen 14.10.2002 tarihli 17390 yevmiye numaralı sözleşme ile davalı G...’ü birlikte evlat edindiklerini, noterde evlat edinme sözleşmesinin düzenlendiği tarihte 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlükte olduğunu, bu kanuna göre evlatlık ilişkisinin, mahkemece verilecek evlatedinme kararı ile kurulabileceğini (TMK.md.315/1) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesiyle noterlerin evlatedinme sözleşmesi yapma yetkilerinin artık kalmadığını, noterin yaptığı evlatedinme sözleşmesinin hükümsüz olup, hukuki sonuç doğurmadığını, geçersiz ve hükümsüz olan bu evlatedinme sözleşmesi ile mirasçılık haklarından yoksun kaldıklarını ileri sürerek, 14.10.2002 tarihli evlat edinme sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine, evlatlık ilişkisinin tüm sonuçlarıyla kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Müteveffa M.. K...’in, davalı S...’la evliyken Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden 11.08.1992 tarihinde 1992/740-779 sayılı evlatedinmeye izin kararı alarak Eskişehir ..... Noterliğinde 14.08.1992 tarihinde düzenlenen “evlatedinme sözleşmesi” ile diğer davalı G.. B...’i tek başına evlatedindiği, bu evlat edinmeye müteveffanın eşi S...’ın ve evlatlığın eşi C....in muvafakat ettikleri dosyaya alınan nüfus kayıtları ve 14.08.1992 tarihli evlat edinme sözleşmesiyle anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan evlatedinme sözleşmeleri bütün hükümleriyle geçerliliğini korur. ( 4722 s. Yürürlük K. md. 14 ) Bu bakımdan, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi yürürlükte iken müteveffa Mustafa Kireç’le davalı Gülsüm Bağseven arasında 14.08.1992 tarihinde kurulmuş ve geçerliliğini koruyan bir evlatlık ilişkisi varken, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra, aynı kişiler arasında, evlatlık ilişkisini kurmaya yönelik olarak yapılan 14.10.2002 tarihli noter sözleşmesi müteveffa M... yönünden hukuki sonuç doğurmaz ve hükümsüzdür.Dolayısıyla 14.10.2002 tarihinde noterde düzenlenen evlat edinme sözleşmesinin müteveffa M.. K... yönünden hükümsüz olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; aynı sözleşmeye “evlatedinen” sıfatıyla taraf olan davalı S...ile davacılar arasında mirasçılık bağı bulunmadığından, davacıların 14.10.2002 tarihli sözleşmenin S.. yönünden iptalini talep etmekte aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı da gözetilmeksizin, S.. yönünden evlatlık ilişkisinin yokluğunun hüküm altına alınması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 01.07.2008 sa.
KARŞI OY YAZISI
4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre 1.1.2002 tarihinden sonra Noter senedi ile evlat edinme olanağı bulunmadığından dava açmakta hukuki yararı olan davacıların 14.10.2002 günlü senet sebebiyle açtıkları dava haklı ve yerindedir. Açıkladığım sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılma olanağım yoktur.