MAHKEMESİ :Eyüp 2.Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :25.3.2008
NUMARASI :Esas no:2007/1117 Karar no:2008/242
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1971 doğumlu N. Ç.Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlandığı, Türk Medeni Kanununun 419/son ve 335/son maddeleri uyarınca anne babasının velayeti altına konulduğu, davacıların iş bu dava ile vesayet görevini münferiden de kullanmak üzere istekte bulundukları anlaşılmaktadır.
İstek Türk Medeni Kanununun 335 ve devamı maddelerinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekmektedir. 4787 sayılı Yasanın 4/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi. 11.09.2008 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlanmış olan ergin çocuğa Türk Medeni Kanununun 419/3. maddesi gereğince veli olarak atanmış olan ana ve babanın, herbirinin velayet görevini münferiden kullanıp, kullanmayacağını belirleme görevinin de, kısıtlama kararını veren vesayet makamına ait bulunmasına, her ikisinin velayeti birlikte kullanacaklarının da tabi olmasına (TMK.m.335/son) göre, mahkemece verilen ret kararı, açıklanan sebeple sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerekir. Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyoruz.