MAHKEMESİ :Adana 5.Aile Mahkemesi
TARİHİ :5.3.2009
NUMARASI :Esas no:2009/49 Karar no:2009/211
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
"Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı (TMK.md. 184/3) hükmü uygulanmaz" (TMK.md.166/3)
Davalı baba, velayeti kendisine bırakılan müşterek çocuk konusunda davacı anne ile kişisel ilişki kurulmaması koşuluyla anlaşmalı boşanma davasını kabul etmiştir. Tarafların müşterek çocukla anne arasında kişisel ilişki kurulması hususunda anlaşmaları gerçekleşmemiştir.
Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesi uyarınca delil toplanmadan karar verilemez. Bu gibi hallerde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanıp Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin 1, 2. ve 4. fıkralarına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller toplanmadan ve varsa tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 07.06.2010 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı, temyiz dilekçesinde, verilen boşanma kararına karşı herhangi bir itirazı bulunmadığının, hükmün 3.maddesindeki kişisel ilişkiyi temyiz ettiğini açıkça belirtmiştir. Boşanma hükmünün temyiz edilmemesi nedeniyle, anlaşmalı boşanma konusunda oluşan iradenin devam ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında hükmün temyiz konusu kişisel ilişki yönünden incelenmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy