MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVACI-DAVALI :...
DAVALI-DAVACI :...
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 12.10.2010 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler.Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadın için iddia edilen lezbiyen ilişki yasal yoldan elde edilen delillerle kanıtlanamamakla birlikte; davalı-davacı kadının davacı-davalı kocasına hakaret ettiği ve güven sarsıcı davranışlar içine girdiğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 750.00 TL. vekalet ücretinin Tülay'dan alınıp Volkan'a verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20'şer TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.12.10.2010(Salı)
KARŞI OY YAZISI
"Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğine" ilişkin Anayasa hükmü (m.38/6), ceza yargılaması için geçerli olup, soruşturma ve kovuşturma makamları tarafından elde edilen kanıtlarla ilgilidir. Nitekim, Anayasa'da yer alan bu hüküm doğrultusunda 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda "yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edileceği" hükmüne (m.217/2) yer verildiği halde, hukuk yargılamasında, hukuka aykırı yollardan elde edilen delillerin ispat hukuku açısından durumunun ne olacağını belirleyen herhangi bir yasal düzenleme 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda bulunmamaktadır. İstisnalar haricinde hukuk yargılamasında delillerin taraflarca yargılamaya getirilmesi ilkesi (HUMK.md.217/2) hakimdir ve Kanunun tayin ettiği haller müstesna olmak üzere hakim taraflarca ikame olunan delilleri serbestçe takdir eder (HUMK.md.240). O nedenle davacı boşanma sebebi olarak gösterdiği maddi vakıaları her türlü delille kanıtlama imkanına sabittir. Bu bakımdan onama kararına katılmakla birlikte kararda "yasal yolla elde edilen delil" ifadesinin kullanılmasını doğru bulmuyorum.