MAHKEMESİ :İstanbul 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.04.2009
NUMARASI :Esas no:2006/630 Karar no:2009/328
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Toplanan delillerden davalı annenin 20.12.2003 tarihinde evlilik dışı ilişkisinden dünyaya getirdiği küçük G. aile ve çevresinden gelebilecek tepkiler dolayısıyla 22.12.2003 tarihinde çanta içerisinde bir apartmanın merdiven boşluğuna bıraktığı, polisi arayarak çocuğun alınmasını sağladığı kısa süre sonra ise pişmanlık duyarak çocuğu teslim almak için girişimlerde bulunduğu; bu bağlamda 21.01.2004 tarihinde anneliğin tespiti için dava açtığı ve aynı zamanda çocuğun kendisine teslimini istediği, İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 2004/82-2006/262 esas ve karar sayılı dosyası ile davalının küçük G.’nin annesi olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalının benzer şekilde, İstanbul 3. Çocuk Mahkemesi 2006/37 D.iş dosyası ile de çocuk hakkındaki koruma kararının kaldırılmasını istediği anlaşılmıştır. Davalının küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği söylenemez. Evlat edinmede asıl olan anne-babanın rızasının aranmasıdır.(TMK.md.309/1) Küçüğün evlat edinilmesinde davalı annenin rızası bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 311.madde koşulları da oluşmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.01.03.2010 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Küçüklerin korunmasında asıl olan; çocuğun mevcut ve beklenen yararının gözetilmesidir. Ana ve babanın yararı ikincildir. Alınan uzman pedagog raporunda; çocuğun mevcut durumunun değişmesinin, çocukta onarılmaz travma yaratması tehlikesinin bulunduğu bildirilmiştir. Velayet kendinde olan davalı annenin, davada rızasının aranmasına gerek olmadığı, koşulları gerçekleşmiştir. Bu durumda, yerel mahkemenin küçüğü Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) eliyle ve “Evlat Edinme Öncesi Geçici Bakım Sözleşmesi gereğince bakan istemcilerin davasının kabulü ile evlat edinmelerine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup; kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy