(4721 S. K. m. 342, 356, 360, 361, 462)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm satışa izin istemi yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşüldü.
Birleşen davanın davacısı anne K. T., eşinin ölümü üzerine tek başına velayetini üstlendiği 25.03.1995 doğumlu G. T. adlı çocuğunun ölen eşi F. T.in mülkiyetinde ve adına kayıtlı 34 US 0325 plakalı motorlu taşıt aracında mirasçı duruma geldiğini; çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin karşılanması için; çocuğun miras payının satışına izin verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kararda yazılı olduğu gibi, satışın açık arttırmayla yapılmasına ve çocuk payına düşecek bedelin gösterilen banka şubesine yatırılmasına karar verilmiştir.
Çocuk mallarında velinin satış konusundaki tasarruf yetkisiyle ilgili olarak Türk Medeni Kanununun 342/3 ve 356/2 nci maddesi hükümlerini birlikte değerlendirmek gereklidir. Türk Medeni Kanununun 342/3 ve Türk Medeni Kanununun 462 nci maddesindeki vesayet kurumundan farklı olarak; velayeti üstlenen kişileri (veli) velayet altındaki küçüğün mallarını satarken hakim iznine tabi tutmamıştır. Türk Medeni Kanununun 356/2 nci maddesi ise, sadece küçüğün bakım, yetiştirme ve eğitimi için kullanma amacıyla satış izni istendiği takdirde hakimin bu gereksinimlerle sınırlı olarak izin vereceğini düzenlemektedir. Türk Medeni Kanununun 356/2 nci maddesi hükmü, doğrudan bir izin hükmü olmayıp velinin sorumluluğunu düzenleyen bir hükümdür. Böylece veli izin alıp tasarruf işleminde bulunduğu takdirde, çocuk ergin hale geldiğinde çocuğun sorumluluk davasından kendisini korumuş olacak; izinsiz işlem yaptığı taktirde sorumluluk davasıyla karşılaşabilecektir.
Veli K. T.in Türk Medeni Kanununun 356/2 nci maddesindeki sorumluluktan kurtulmak için çocuk malına satış izni istediği kabul edilmelidir. Mahkemenin izin kararı doğrudur. Ancak açıklandığı gibi, buradaki izin vasinin satışına izni düzenleyen Türk Medeni Kanununun 462 nci maddesindeki izinden farklıdır. Ayrıca, Türk Medeni Kanununun 444/son maddesindeki pazarlıkla satış için ayrıca denetim makamı izni de velinin satışında gerekmez. Özetle, velinin küçüğün taşınmazını satışı hiçbir koşula tabi tutulamaz. Bu gibi izin isteklerinde veliye satışa iznin Türk Medeni Kanununun 356/2 nci maddesindeki bakım, yetiştirme ve eğitim amacıyla verildiğinin belirtilmesi gerekli ve yeterlidir. Veli buna rağmen satışı kötüye kullanırsa; ilerde çocuğa karşı sorumluluk davasıyla karşılaşabileceği gibi; ihbar ve başvuru halinde hakim Türk Medeni Kanununun 360-361 inci maddelerinde belirtilen koruyucu önlemler de alabilir.
Bu açıklamalar gereğince, mahkemece küçüğün bakım, yetiştirme ve eğitimi amacıyla satışa izin verilmesine kararla yetineceği yerde, muhammen bedelle ve açık artırma yoluyla satışa izin verilmesi ve satış parasının ilgili bankaya yatırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. Ancak bu durum Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438 inci maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle gerekçeli kararın, hüküm fıkrasının 4. bendindeki 13.500.00 TL. muhammen bedelle ve açık arttırma yolu ile cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "küçük G. T.in bakım, yetiştirme ve eğitimi amacıyla cümlesinin eklenmesine, yine hükmün 5. bendindeki satış sonunda küçüğün payına düşecek bedelin ilgili Vakıfbank Şubesine yatırılmasına cümlesinin hükümden çıkarılmasına, hükmün bu bölümlerinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28.04.2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy