MAHKEMESİ :Kadıköy 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.12.2008
NUMARASI :Esas no: 2008/578 Karar no: 2008/945
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden A. M. E.K.vekili Av. R. E. A. ve karşı taraf L. K.vekili Av. A. Ş. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Yerel mahkeme, bozmadan önceki kararında; “davacı-davalı koca tarafından açılan boşanma davasının kabulüne tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, çocuk için iştirak nafakası takdirine, davalı-davacı kadın tarafından açılan birleşen boşanma davasının ve kadının tazminat isteklerinin reddine” karar vermiş; bu hüküm tarafların temyizi üzerine, temyiz sebepleri sınırlandırılmaksızın Yargıtay’ca 13.5.2008 tarihinde, ilamda gösterilen nedenlerle “...davalı-davacı kadının davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi..” gerektiğinden bahisle bozulmuş, “bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelemesine yer olmadığına” karar verilmiştir. Bozulmakla ilk hüküm tamamen ortadan kalkmıştır. Yargıtay kararında, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazları açıkça inceleme dışı bırakıldığına, başka bir ifade ile, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazları Yargıtay’ca incelenip reddedilmediğine göre, davacı-davalı kocanın davasıyla ilgili verilen hüküm kesinleşmiş sayılamaz. 4.2.1959 tarihli 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının gerekçesinde açıklandığı üzere, bir hususun bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş sayılabilmesi için; ya, o husus açıkça temyiz sebebi yapılmış ve Yargıtay’ca incelenerek reddedilmiş olmalı veya o hususa ilişkin bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş, başka bir ifade ile temyizin şümulü dışında bırakılmış olmalıdır. Ancak bu iki halde bozmanın kapsamı dışında kalan kısımlar usulen kesinleşmiş olur. Açıkça temyiz sebebi yapıldığı halde, Yargıtay’ın inceleme dışı bıraktığı hususlar kesinleşmez. O halde, kocanın davası hakkında verilen hükmün kesinleştiğinden söz edilemez. Öyleyse bozmaya uyularak verilen yeni hükümde davacı-davalı kocanın boşanma davası hakkında da yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken, ilk hükmün bu bölümünün kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 625 TL. vekalet ücretinin L.’ten alınıp A.’ye verilmesine,temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.05.2009 (Salı)