MAHKEMESİ :Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :22.4.2008
NUMARASI :Esas no:2007/445 Karar no:2008/168
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, boşanma kararıyla kocasının soyadını kullanmasına izin verildiğini, artık bu soyadını kullanmasının kendisine hiçbir yarar sağlamadığını ileri sürerek, bu iznin kaldırılarak bekarlık soyadına dönmesine karar verilmesini istemiştir. Buna göre dava, Türk Medeni Kanununun 173. Maddesinden kaynaklanmaktadır.
4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi gereğince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı (m. 396-494) hariç, ikinci kitabından (m. 118-395) kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kuralları kamu düzeniyle ilgili olup davanın her safhasında ileri sürülebileceği gibi, hakim de davanın her aşamasında kendiliğinden (res'en) görevli olmadığına karar verebilir. (HUMK. m. 7) Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.27.04.2010(Salı)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma halinde kadının, evlenmeden önceki soyadını yeniden alması, koşulların gerçekleşmesi halinde, kadının istemi üzerine hakimin, boşanmadan sonra kocanın soyadını taşımasına izin vermesi, koşulların değişmesi halinde de, kocanın bu iznin kaldırılmasını istemesi, TMK.nun 173. maddesinde düzenlenmiş bulunan, aile mahkemesinin görevi içindeki hususlardandır. Kadının, kocasının soyadını taşımasına izin istemi, evlilik birliği sırasındaki edinimlerinden kaynaklandığından bu madde içersinde yer almıştır. Oysa, boşanmadan sonraki istekler, evlilik birliği ile bir ilişkisi kalmadığından, kadının kişisel yaşamını ilgilendirmektedir. Yasa koyucu da bu durumu değerlendirerek, koşulların değişmesi halinde, kocanın, iznin kaldırılabileceğini hüküm altına almış, kadına bu madde uyarınca bu konuda bir dava hakkı tanımamıştır. Ancak kadının genel hükümler uyarınca, bu soyadını kullanmasında yarar kalmadığını belirterek, nüfus kaydındaki soyadının düzeltilmesi yolunda, genel mahkemelerde dava açmasında bir engel bulunmamaktadır. Davacı kadın tarafından açılan önceki dava, Türk Medeni Kanununun 173. maddeye dayalı kocanın soyadının kullanılmasına izin verilmesine ilişkin olduğundan, "kayıt düzeltme" davası olarak nitelendirilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında, davaya bakmak asliye hukuk mahkemesinin görevi içersinde olduğundan, yargılamaya devam edilerek, deliller toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle, sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.