MAHKEMESİ :Dörtyol Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :06.02.2009
NUMARASI :Esas no:2008/515 Karar no:2009/129
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, velayet, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasının ölüm tarihi olan 27.01.2010 tarihine kadar devam edeceğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Müştek çocuklar Şenay ve Şamil'in velayeti anneye verilmiş, anne ise 27.01.2010 tarihinde ölmüştür. Mahkemece küçüklerin velayetinin babaya verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.29.04.2010(Prş.)
KARŞI OY YAZISI
1-Boşanma sebebine bağlı Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesinde düzenlenen maddi tazminat, tazminat talep edenin malvarlığındaki bir eksilmenin karşılığı olmayıp, boşanma yüzünden yitirilen mevcut veya beklenen çıkarları karşılığıdır. O nedenle maddi tazminat hakkı , bu hakka sahip olanın şahsına sıkı sıkıya bağlıdır. Çünkü mevcut veya beklenen menfaat onundur. Bu tazminat hakkı, hak sahibinin ölümünden önce tahakkuk etmiş ve muacceliyet kazanmış olmadıkça onun ölümüyle sona erer ve mirasçılarına intikal etmez. (Y. 2. H.D.’nin 20.6.2006 tarihli ve 2005/21568 esas 2006/9827 karar sayılı kararı)
Hüküm, davalı tarafından velayet, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmiş, tarafların boşanmalarına ilişkin bölüm temyizin şümulü dışında bırakılmıştır. Bu durumda boşanmaya ilişkin kısım usulen 26.3.2009 tarihinde kesinleşmiş, boşanma kararıyla lehine maddi tazminat takdir edilen davacı, 27.1.2010 tarihinde vefat etmiştir. Boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte kesinleşmiş ve muacceliyet kazanmış bir maddi tazminat bulunmamaktadır. Davacının ölümüyle de bu hak sona erdiğine göre maddi tazminat isteğinin artık reddi gerektiği kanısındayım.
2- Davacının manevi tazminat isteminin ölümüyle Türk Medeni Kanununun 25/4. maddesi gereğince mirasçılarına geçeceği gözetilerek, mirasçılarının davaya dahil edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle hükmün maddi ve manevi tazminat yönünden bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bu kısımlara ilişkin onama kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy