MAHKEMESİ :İzmir 10. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.10.2008
NUMARASI :Esas no: 2008/598 Karar no:2008/779
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmiş olup, dava konusu itibariyle duruşmalı işlerden olmadığından duruşma talebinin reddine karar verilerek, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, diğer eşin açık rızası bulunmadan aile konutunun satışı nedeniyle tapu iptal ve tescile (TMK.md.194) ilişkindir.
Mahkemece malik olmayan davacı eşin satışa rızası bulunduğuna dair herhangi bir yazılı delil bulunmamasını gerekçe göstererek taraflara delillerini sunmak üzere yasal süre tanımadan yargılamayı sonlandırarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Türk Medeni Kanununda malik olmayan diğer eşin rızasının yazılı belgeye dayalı olması gerektiği veya bu hususun diğer delillerle ispat edilemeyeceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı taraf 15.09.2008 tarihli cevap dilekçesiyle davacı eşin pazarlık işlemlerine katıldığı, satışa rızası bulunduğuna dair delil ve tanıklarının bulunduğunu, yargılama aşamasında bu kanıtlarla savunmalarını kanıtlayacaklarını beyan etmiştir. Bu durum karşısında davalı tarafa delillerini ve tanıklarını sunması konusunda yasal süre tanınıp, delil bildirdiği takdirde de delillerinin toplanıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.05.2010 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Aile konutunun başkalarına devri diğer eşin rızasına değil de "açık rızasına" bağlanmıştır.
Rızanın sözlü olarak ya da örtülü olarak verilmesi yeterli görülse idi "rızasına" deyişi maksadı anlatmaya yeter de artardı bile.
Özellikle "açık rıza" deyişinin rızanın "resmi şekilde" alınması kastedilmiştir.
Nitekim İsviçre Tapu Tüzüğü (GBV) Art. 13a hükmü ile ZGB m. 169 gerekçesinde "yazılı rıza" deyişi varken İsviçre tapu uygulamasında da yazılı şekil için "resmi makam" tarafından onaylanma koşulu aranmaktadır. (SCHİMİD, s. 609, ŞIPKA s. 143)
Davacı eşin pazarlık işlemine katılmış olması değil "açık rıza", "rıza" bile sayılamaz.
"Açık rıza" sözünü Kanunun maksadını aşar şekilde "rıza" sözüne indirgenerek yasa metninin içtihaden değiştirilmesi sonucunu doğurur ki benim böyle bir uygulamaya katılmam düşünülemez.
Yerel mahkeme hakimi ile aynı düşüncedeyim.
Full & Egal Universal Law Academy