MAHKEMESİ :Üsküdar l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :16.02.2010
NUMARASI :Esas no: 2008/363 Karar no:2010/63
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı H. D. Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendine vasi atanmıştır.Bu durumda kısıtlanmış olması nedeniyle, vekili Av. K.U.ın davalı asil H.D.'yı temsil yetkisi kalmamıştır.Vasisi tarafından bu avukata verilmiş bir vekaletname de bulunmamaktadır. Av. K.U.'ın davalı asıl adına yapmış olduğu temyiz talebinin vekalet ilişkisi sona erdiğinden reddi gerekmiştir.
2-Davalı vasinin temyizinin incelenmesine gelince;
Akıl hastalığından açılmış bir boşanma davası bulunmamaktadır. Davalının Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlanması nedeniyle. eylemlerinin iradi olduğundan bahsedilemez.Davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı vekili Av. K.U.'ın temyiz isteğinin l. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.20.06.2011 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davalı “psikoz” denilen ruhsal hastalığı sebebiyle vesayet altına alınmıştır. Bu hastalığının eylemlerinin iradiliğini ortadan kaldırdığı belirlenmeden sırf bu sebeple kısıtlanmış olmasından hareketle “eylemlerinin iradi olmadığı" sonucuna ulaşılmasını doğru bulmuyorum. Mahkemece yapılacak iş, davalıda mevcut olduğu belirlenen ruhsal rahatsızlığın iradesi üzerinde müessir olup olmadığını Adli Tıptan rapor almak suretiyle saptamak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir. Bu sebeple değerli çoğunluğun yukarıda 2. bentteki bozma görüşüne katılmıyorum.