MAHKEMESİ :Eyüp 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.02.2010
NUMARASI :Esas no:2009/1128 Karar no:2010/118
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Tahsin tarafından, eşi davalı Hande'nin önceki evliliğinden olma ergin olmayan çocuklarını evlat edinmek istemiyle dava açılmış; mahkemece Türk Medeni Kanununun 306. maddesindeki yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar iki yıldan bu yana evli olmamış olsalar bile, davacının dava tarihinde otuz yaşını doldurduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 306/3. maddesinde yazılı koşulların bir tanesinin varlığı, diğer eşin çocuğunu evlat edinmek için yeterlidir. O halde mahkemece dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek Türk Medeni Kanununun 305. maddesine göre tarafların delilleri toplanıp aynı yasanın 316. maddesi uyarınca gerekli araştırmaların da yapılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.19.01.2012 (Prş)
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni kanununun 320. maddesine dayanılarak çıkartılan "Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük" 15.03.2009 tarihinde yürürlüğe konulmuş, dava bu tarihten sonra 15.12.2009 tarihinde açılmıştır. Bakanlar Kurulu, Tüzükle küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna vermiştir (Tüzük m.3.). Tüzüğün genel gerekçesinde "Tüzük hükümlerinin sadece korunmaya muhtaç küçüklerin evlat edinilmesiyle sınırlı olmadığı, korunmaya muhtaç olmayan küçüklerin evlat edinilmesinin de Tüzüğün kapsamında olduğu" belirtilmektedir. Tüzüğün yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanununun 320. Maddesinde yer alan düzenleme emredici niteliktedir. İster, kurumda koruma altını alınmış (korunmaya muhtaç) olsun, isterse koruma altında bulunmasın veya bu nitelikte olmasın, küçüklerin evlat edinilmesinde aracı kuruma başvuru ihtiyari değil, zorunludur. Diğer bir ifade ile Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle, bir küçüğü evlat edinmek isteyenler, Bakanlar Kurulunca yetki verilen aracı kuruma başvuruda bulunmaksızın ve kurumun aracılık faaliyetini harekete geçirmeksizin doğrudan mahkemeye evlat edinme başvurusunda bulunamazlar. Davacı önce evlat edinmek için aracı kuruma başvurmalıdır. Aracı kuruma başvuru ve bu kurumun aracılık faaliyetini ikmal etmiş olması dava şartdır. Bu koşul yerine getirilmeden açılan davanın "dava şartı bulunmadığından" reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta dava reddedildiğine göre, verilen karar açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.